Yazınız incelendi.
Bilindiği üzere, 6802 sayılı Gider vergileri Kanunu'nun 28. maddesinin 2. fıkrasında Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım-satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir." denilmektedir.
Öte yandan, aynı Kanun'un 31. maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisi matrahının 28. maddede yazılı paraların tutarı olduğu belirtilmektedir.
Bu hükümlere göre, yatırım ortaklığınızın 2. fıkrada belirtilen işlemlerden herhangi birini devamlı olarak yapması halinde (hisse senedi alıp satma gibi) banker addedilerek bu muameleler sonucu lehine aldığı paralar üzerinden % 5 oranında banka ve sigorta muameleleri vergisi ödemesi gerekir.
Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17/4-g maddesi ile hisse senedi ve tahvil teslimleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir.
Aynı Kanunun 30/a maddesinde ise, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan işlemler nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, şirketinizin risk sermayesi sistemi kapsamında hisse senedi alıp-satma işlemleri Kanunun 17/4-g maddesi gereği katma değer vergisinden istisnadır. Firmanızın faaliyetlerinin sadece yukarıda belirtilen işlemlerden oluşması halinde,katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, firmanızın yukarıda belirtilen işlemlerinin yanında banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına girenler hariç olmak üzere katma değer vergisine tabi faaliyetlerde de bulunması halinde katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettireceği tabiidir.
Öte yandan, firmanızın hisse senedi alım-satım işlerini katma değer vergisinden istisna tutan Kanunun 17/4-g maddesi hükmü kısmi istisna niteliğinde bulunduğundan, bu işlemler nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin Kanunun 30/a maddesine göre indirim konusu yapılması mümkün olmayıp, indirilemeyen bu verginin kurumlar vergisi açısından gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Bakan a.
Daire Başkanı